Kemiklerden kurulu bir çatı Üstüne iliştirilmiş etler Kırmızı olsun rengi esmer belki beyaz ne fark eder? Kusursuz olsun görüntüsü taşbebek misali Kuş kafesi altındanmış… peh!
Dinle bak! Duyar mısın acep ses? Yağmur mudur gözyaşı, seller mi? Akar akar durmadan Kaybolup gider, düştükçe yangın üstüne Gül kokulu sular çağıldar derinlerde Sökülmüşse yerinden kazınarak Yırtılıp parçalanarak billur yapraklı lale.
Metin kaledir gördüğün önünde Hem de yanılmışlığın resmi Bak iyi bak eğil bir de Bülbül müdür öten, gül müdür kokan ya da lale? Bir şem’a ki yanan kırmızı gülden feryad-ü nale.
Kemikler çatırdamakta, seslerini ben duyarım Etler dökülmekte lime lime Dökülüşünü ben görmekteyim Bak sen gördüğün karşındaki muhteşem resme Gül geç gördüğün Görüp te kandığın hayale.
Bir matkap gibi dağları delen burgu Dağların saklandığı etten kemikten yurdu Yağmur damlaları suçiçeği mikrobu.
Kaçış olsun Yağmursuz beldelere İplik iplik uzanan Sonun düğümlendiği yere.
Ramazan Gökçe:Keşke o sihirli değnek yıları geri çevirebilse Meryem hanım,,çok anlamlı bir şiir başarılarının devamını diliyorum,,
Necla Özkan:Balmumundan bir yürek Şekilden şekle girdi Gökyüzünde bir yıldız belirdi Işığı belli belirsiz titrek Her şeyi altüst edip devirdi çok güzel olmuş meryem hm yüregine saglık
cavoca& Cihat Solmaz:Merhaba Çok güzel bir şiirdi Cahit Zarifoğlu ile bir bağınız var mı? merak ettim
Orhan Ateş:balmumu şekilden şekle elbet girer ama unutulmamalıki bal mumu sıcakta eriyip gider. yüreğindeki sıcaklığın hiç erimemesi dileğiyle tbrikler Orhan ATEŞ